![]() |
|
|||
|
İstek ve
Şikayetleriniz için Bizimle
BURADAN İletişim
Kurabilirsiniz. Portal | Haberler | Eğitim | Cep | Msn | Komik Şeyler | Kadınlar Kulübü | Müzik | Sinema | Firma Rehberi | Sosyal Gruplar |
||||
|
|
||||
| ||||||||
|
|
|
Bloglar | Yardım | Üye Listesi | Takvim | Bütün Forumları okunmuş kabul et | Kelimeler |
| Kelimeler: 10 kasim atatrk |
|
|
![]() |
|
|
LinkBack | Konu Seçenekleri |
|
|
#1 |
|
|
![]() ATATÜRK'ÜN ÖLÜMÜ Atatürk ülke içerisinde sık sık seyahat etmektedir. Gemlik ve Bursa gezileri esnasında Atatürk soğuk alır. Tedavi olmak ve dinlenmek üzere İstanbul'a geri döner. Ama, ne yazık ki hastalık ciddidir. 10 Kasım 1938 tarihinde saat 9.05'te tüm çabalara rağmen çok sevdiği halkından ayrılmak zorunda kalır. Ama insanlarının gözünde ölümsüzlük kazanmıştır. Öldüğü andan itibaren, çok sevilen ismi ve hatırası, çok sevdiği halkının kalbinde yerini almıştır. O bir kumandan olarak birçok savaş kazanmış, bir lider olarak kitleleri etkilemiş, bir devlet adamı olarak başarılı bir yönetim sergilemiş ve nihayet bir devrimci olarak bir toplumun sosyal, kültürel, ekonomik, politik ve hukuki yapısını kökten değiştirmeyi başarmış; dünya tarihindeki en üstün şahsiyetlerden birisi olmuştur.Tarih onu Türk ulusunun en şerefli evlatları ve insanlığın en büyük liderleri arasında sayacaktır. ![]() AA BÜLTENLERİNDE ATATÜRK'ÜN RAHATSIZLIĞI VE ÖLÜMÜ ANKARA (A.A) - Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün rahatsızlığı ve ebediyete intikal edişiyle ilgili ''Resmi Tebliğler'', Anadolu Ajansı kanalıyla duyurulmuştu. Atatürk'ün sağlığına ilişkin ilk resmi tebliğler, 17 Ekim 1938 günü yayımlandı. Riyaseticumhur Umumi Katipliği'nden (Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği) yapılan ve 18 Ekim 1938 tarihli gazetelerde, (A.A) rumuzuyla yer alan haber, o günün diliyle şöyle: İSTANBUL 17 A.A. - Riyaseticumhur Umumi Katipliği'nden: 1- Reisicumhur Atatürk'ün sıhhi vaziyetleri hakkında müdavi ve müşavir tabipleri tarafından bugün verilen rapor ikinci maddededir. 2- Reisicumhur Atatürk'ün düçar oldukları karaciğer hastalığı normal seyrini takip ederken, 16 birinciteşrin (ekim) 1938 tarihine tesadüf eden Pazar günü birdenbire aşağıdaki arazı göstermiştir. a. Saat 14.30'dan 22.00'ye kadar gittikçe artarak devam eden umumi zaaf ile birlikte hazmi ve asabi araz. Bu saate kadar nabız dakikada 116, teneffüs 22 ve hararet derecesi 36,5 idi. b. Saat 22.00'den bu sabah saat 10.00'a kadar yukarıda ismi geçen araz kısmen hafiflemiş ve nabız dakikada 104, teneffüs 20 ve hararet derecesi 37 olmuştur. c. Yapılan muayene ve müşavere neticesinde tespit ve tatbik edilen müdavattan sonra, umumi ahvalde hafif bir salah görülmekle beraber, vaziyet ciddiyetini muhafaza etmektedir. 3- Müteakip sıhhi vaziyet raporları neşredilecektir. İKİNCİ TEBLİĞ İSTANBUL 17 A.A. - Riyaseticumhur Umumi Katipliği'nden: 1- Reisicumhur Atatürk'ün sıhhi vaziyetleri hakkında müdavi ve müşavir tabipleri tarafından, bu akşam saat 20.00'de verilen rapor ikinci maddededir. 2- Bugün, dün akşama nispetle daha iyi geçmiştir. Asabi arazlarda bir değişiklik yoktur. Nabız muntazam 116, teneffüs 20, hararet derecesi 37'dir. Müdavi Doktorlar: Prof. Dr. Neşet Ömer İrdelp Prof. M. Kemal Öke Dr. Nihat Reşat Bilger Müşavir Doktorlar: Prof. Dr. Akil Muhtar Özden Prof. Dr. Hayrullah Diker Prof. Dr. Süreyya Hidayet Serter Dr. Abravaya Marmaralı Dr. Mehmet Kamil Berk. 17 Ekim 1938'de yayımlanmaya başlanan resmi tebliğler, 22 Ekim'e kadar aralıksız devam etti. 22 Ekim 1938 tarihinde yayımlanan Resmi Tebliğ'de, yine aynı doktorların imzalarıyla hastalığın normal seyrine döndüğü ve tebliğ yayımlanmasına gerek kalmadığı bildiriliyor. -SON TEBLİĞLER- 22 Ekim 1938'de ara verilen Atatürk'ün sağlığına ilişkin resmi tebliğler, Gazi'nin durumunun ağırlaşması üzerine, 8 Kasım 1938'de yeniden yayımlanmaya başlandı. ''Ulus'' gazetesinin sol üst köşesinde, ''A.A'' rumuzuyla yayınlanan tebliğde, Atatürk'ün sağlık durumunun yeniden ciddileştiği kaydedildi. 9 Kasım günü Atatürk'ün sağlığıyla ilgili üç resmi tebliğ yayımlandı. Saat 24.00'de yayımlanan tebliğde, ''Saat 20.00'den itibaren dalgınlık artmıştır. Umumi ahval vahamete doğru seyir etmektedir'' denildi. Atatürk'ün vefat ettiğine ilişkin, doktorları tarafından verilen rapor ile ''Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin'' resmi tebliği de, Anadolu Ajansı aracılığıyla kamuoyuna duyuruldu. Gazetelerin ikinci baskılarında yer verdikleri tebliğler şöyle: ''İSTANBUL, 10 (A.A) - Atatürk'ün müdavi ve müşavir tabipleri tarafından verilen rapor suretidir: Reisicumhur Atatürk'ün umumi hallerindeki vehamet, dün gece saat 24.00'de neşredilen tebliğden sonra her an artarak bugün, 10 ikinciteşrin 1938 Perşembe sabahı saat 9'u 5 geçe, Büyük Şefimiz derin koma içinde terki hayat etmişlerdir.'' -''RESMİ TEBLİĞ''- Atatürk'ün sonsuzluğa göçtüğü gün Cumhuriyet Hükümeti, milli yasın acısını her satırında ortaya koyan ve ulusun duygularını dile getiren resmi bir tebliğ yayımladı. Bu tebliğ, o günün diliyle şöyle: İSTANBUL, 10 (A.A) - Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin resmi tebliğidir: Müdavi ve müşavir tabiplerinin neşredilen son raporu Atatürk'ün dünyaya gözlerini kapadığını bildirmektedir. Bu acı hadise ile Türk vatanı büyük yapıcısını, Türk milleti Ulu Şefini, insanlık büyük evladını kaybetti. Milletimize içimiz yanarak bu tarife sığmayan ziyanından dolayı en derin taziyelerimizi sunarız. Kederlerimizin tesellisini ancak ve ancak onun büyük eserine bağlılıkta ve aziz vatanımızın hizmetinde ararız. Şurasını da her şeyden evvel beyan etmeliyiz ki, ölmez olan, onun büyük eseri Cumhuriyet Türkiye'sidir. Hükümetimiz, içinde bulunduğumuz bu mühim anda bugüne kadar olduğu gibi dikkatle vazife başındadır. Müesses olan nizamı ve vaziyeti idame hususunu, büyük Türk Milleti'nin hükümeti ile tek vücud olarak teyid ve temin edeceğine şüphe yoktur. Teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'üncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi Reisi Abdulhalik Renda, Reisicumhur Vekaleti vazifesini deruhte etmiş ve ifaya başlamıştır. Gene teşkilatı Esasiye Kanunu'nun 33'ncü maddesi mucibince, Büyük Millet Meclisi derhal yeni Reisicumhur intihab edecektir. Türkiye'nin büyük makamına Teşkilatı Esasiye Kanunu'na göre, geçecek zatın etrafında hükümeti ile şanlı ordusu ile ve bütün kuvveti ile Türk Milleti, sarsılmaz bir varlık olarak toplanacak ve yükselmesine devam edecektir. Bugün ayrılığına ağladığımız Büyük Şefimiz Atatürk, her vakit Türk Milleti'ne güvendi. Eserlerini bu güvenle yaptı. İdamesi esbabını da istikmal ederek, güvenle büyük milletimize bıraktı. Ebedi Türk Milleti, onun eserlerini ebediyetle yaşatacaktır. Türk gençliği, onun kıymetli vediası olan Türkiye Cumhuriyeti'ni daima koruyacak ve onun izinde yürüyecektir. Kemal Atatürk, Türk'ün tarihinde ve gönlünde daima yaşayacaktır.'' Üyeyseniz Giriş Yapın Üye Değilseniz Kayıt Olunuz.
__________________
Merhaba Ziyaretçi :) Benim İmzamı Üye Olmadan Göremezsin Görmek İstersen BURAYI TIKLA Üye ol ve TürkForum Ailemize Sende Katıl... Ben TÜRK'üm ve Şiddetle Bu Siteyi Tüm Arkadaşlarına Önermeni İstiyorum. |
|
|
|
| Sitemizi beğendiyseniz eğer, tüm sevdiklerinize tavsiye etmeniz bir vazifedir. BURAYI TIKLAYIN ve Tüm Sevdiklerinizi Aramıza Çağırın. | Bu konuyu çok mu beğendin? Eee ne duruyorsun! Sadece Bu Konunun Linkini Arkadaşınıza E-Posta ile gönderebilirsiniz. Bu sayede arkadaşınızda sitemizden İstifade edebilir. | Ücretsiz 50 MB boyutlu Mynet Blog Servisinden yeni bir blog sitesi almak için Tıkırdatınn! | Gmail Hesabınız Varsa Google Reader (Okuyucu) ile sitemizdeki tüm içeriği anlık olarak izlemek için Tıkırdatın | Sitemizdeki 300.000 üyeye niye selam vermiyorsun? Tıkırdat bakalım üyelerimizle selamlaş :) |
| Sitemizde Full Paylaşım YASAKTIR!!! Ücretsiz dağıtılan, Demo, Freeware, Shareware, GNU/GPL Paylaşımlar Yapılabilir. Full Paylaşım Ekleyenler Sitemizden Uzaklaştırılacaktır. Yöneticilerimiz her gün 1000'lerce konuyu incelemektedir. Lütfen, sitemiz içinde yasal olmayan paylaşımları buradan bize bildiriniz. | ||||
|
|
#2 |
|
|
ATATÜRK SONSUZA DEK ANKARA'DA
ANKARA (A.A) - Büyük Önder Atatürk'ün naaşının, İstanbul'dan Ankara'ya getirilişindeki görkemli törenleri tüm ayrıntılarıyla aktaran Anadolu Ajansı haberleri, Ata'sını son yolculuğuna uğurlayan yurttaşların duygularını da aynı görkemle yansıtıyordu. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938'de yaşama gözlerini yumduğunda, bütün ülke yasa boğulmuştu. Her yaştan İstanbul halkı, 16 Kasım'da Dolmabahçe Sarayı'nda büyük tören salonunda bir katafalka konulan Atatürk'ün Bayrağa sarılı tabutunun önünden üç gün üç gece saygı geçişi yapmıştı. 19 Kasım sabahı, Sarayın dış kapısı önündeki top arabasına konularak törenle Sarayburnu'na getirilen Atatürk'ün tabutu, burada Zafer Torpidosu'na alınarak Moda açıklarında duran Yavuz Zırhlısı'na naklediliyordu. -''ŞEHİR AYAKTA...''- Bu duygulu töreni aktaran A.A haberi, "Daha gün ağarmadan şehir ayakta... Evinden fırlayan sahile ve Beşiktaş'tan Sarayburnu'na kadar inen yollara doğru koşuşuyor" diye başlıyordu. ''İşte Büyük Ölünün Ankara'ya nakil merasimi daha başlamadan bedbaht İstanbul sokaklarının kısa bir tablosu...'' anlatılan haberde, Dolmabahçe Sarayı'ndaki muhabir ise buradaki ortamı anlatıyor ve cenaze namazını şöyle bildiriyordu: ''Ailesinin talebi ile Büyük Ölünün namazı kılınmak suretile hususi merasim yapılıyor. Tekbir Türkçe verilmiş, namazı, İslam Tetkikleri Enstitüsü Direktörü Ordinaryüs Profesör Şerafettin Yaltkaya tarafından kıldırılmıştır.'' Atatürk'ün naaşı, en yakın silah arkadaşlarından on iki tümgeneral tarafından, eller üstünde, vakur adımlarla taşınarak top arabasına konuluyordu. Sarayburnu'na getirilen naaş, ''genç subayların elleri üzerinde, Zafer Torpidosu'na geçirilerek, hazırlanan hususi mevkie yerleştiriliyordu.'' Buradan Moda açıklarında bekleyen Yavuz Zırhlısı'na nakledilen naaş, İzmit'e doğru yola çıkarılıyordu. -GECENİN YASLI SESSİZLİĞİ- Mustafa Kemal Atatürk, sağlığında devrimlerini anlatmak, çok sevdiği yurttaşlarının durumunu yakından görmek, onların sorunlarını dinlemek için geçtiği yollardan; gecenin yaslı sessizliğini bozmamaya özen gösterircesine ilerleyen şimendiferin çektiği özel trenle Başkent'e doğru sonsuza dek gidiyordu. Trende bulunan A.A muhabiri, Bilecik'ten, Eskişehir'den, Polatlı'dan, Etimesgut'tan haberler yazdırıyordu. ''Atatürk'ü hamil bulunan tren İzmit'ten gözyaşları ve hıçkırıklar arasında geçmişti. Tren meşalelerle aydınlatılmış bütün istasyonlarda birer dakika duruyordu, gözleri yaşlı halk, büyük Ata'sına son vazifesini yapıyordu.'' Bilecik'te de mahşeri bir kalabalık vardı: ''Gece yarısından sonra olmasına rağmen her istasyonda ellerinde meşaleler tutan kadın ve erkek binlerce insan büyük Ata'yı ziyaret ve tavafa geliyor. 'Atamızı kaybettiğimize inanamıyoruz' diye feryat ediyorlar''dı. -''GURUP EDEN BÜYÜK GÜNEŞ''- Tren Eskişehir'e sabahın 3'ünden sonra ulaşıyordu; istasyonda binlerce insan vardı. Kadın, erkek, genç, ihtiyar herkes, 'Atamız gitme, Atamız nereye gidiyorsun' diye inliyor, ellerini onun mübarek varlığı arkasından uzatarak titriyordu. Tren bu matemli havanın içinden geçerek, Ata'yı Ankara'ya götürürken; Eskişehir halkı gurub eden en büyük güneşin acısıyla uyumuyor, oturmuyor, ağlıyor ve caddelerde dolaşıyorlardı; binlerce Türk hala Ankara'ya doğru bakarak hıçkırıyordu.'' Polatlı'da da sabahın yaklaşmış olmasına ve soğuğa rağmen trenin geçtiği yollarda halk yığınları göze çarpıyordu. Nemli gözler büyük Ata'nın naaşını taşıyan vagonu arıyor: ''Vagon çiçekler içinde ve katarın en sonundaydı. Atatürk'ün vagonu görününce hıçkırıklar ve feryatlar başlıyordu''du. Etimesgut'ta, şafakla beraber Atatürk'ün naaşını selamlamaya gelen tayyareler gözükmüştü ve geniş kavisler çizerek trenin üzerinde uçmaya başlamışlardı. Alacakaranlıkta hattın iki tarafına dizilen halk yığınları görünüyordu. ''Herkes boynu bükük, yaşlı gözlerle büyük Ata'ya son teşyi vazifesini yapıyorlardı.'' -SONSUZ DEK ANKARA'DA...- Ankara'ya yaklaştıkça tanyerindeki mesafe artıyordu. Ankara da yasa boğulmuş; yaşlı gözlerle Ata'sını bekliyordu. Ankara, 20 Kasım sabahı, erken saatlerinden itibaren ebedi şef Atatürk'ün aziz naaşlarını selamlamak için caddelere ve yollara dökülmüştü. ''Onu, daima her dönüşünde en büyük bayram sevinci içinde şevk ve heyecanla karşılayan, bağrına basan Ankara, bu defa fanilerin duyabileceği acıların ve ıstırapların kahredici matemiyle bekliyordu. Büyükler büyüğünü hamil hususi tren, saat onu on geçe ağır ağır istasyona giriyordu.'' ''Hususi tren, istasyona girerken Reisicumhur İsmet İnönü, yanında Meclis Reisi Abdülhalik Renda, Mareşal Fevzi Çakmak, vekiller olduğu halde tabutun bulunduğu vagona doğru ilerliyordu. Vagondan, yol esnasında tabuta refakat etmiş olan Başvekil Celal Bayar, Orgeneral Fahrettin Altay ve Riyaseti Cumhur erkanı iner inmez, Reisicumhur İsmet İnönü ve vekiller vagona çıkarak ölmezler ölmezinin aziz ve mübarek naaşını selamlıyorlardı.'' Vagondan indirildikten sonra 12 general tarafından top arabasına konulan naaş, Büyük Millet Meclisi'ne götürülüyordu. Millet Meclisi'nde defne ve meşe dallarıyla sarılmış ve üzerinde altı meşale yanan altı yeşil sütunun çevrelediği katafalk hazırlanmıştı. Sarmaşık dallarının sarıldığı beyaz bir zemin üzerine yukarıdan aşağıya, tabutun konacağı kaideye kadar inen büyük bir Türk Bayrağı katafalkın fonunu teşkil ediyordu, yerler yeşil yapraklarla örtülmüştü. -''ŞEHRİN ERKEN UYANIŞI''- Atatürk'ün naaşı, ''40 erin ve 12 mebusun omuzları üzerinde'' taşındıktan sonra katafalkın içindeki kaideye konuluyordu. Üzerine al atlas bayrağın örtülmesinden sonra, tazim geçişine başlanıyordu. İlk olarak Cumhurbaşkanı İnönü, Büyük Şef'in tabutu önünde eğilmişti. Resmi geçişlerden sonra ''nihayet sabahın erken saatlerinden beri Ankara'nın bütün anayolları üzerinde toplanmış olan ve Ata'sına tazimi ifa için bekleşen mini mini yavrulardan yakınlarının koltuğunda sürüklenip gelen ihtiyarlara kadar kadın erkek bütün Ankara, katafalkın önünden büyük bir sükun içinde geçmeye'' başlamıştı. ''Bir sel halinde Büyük Şef'in tabutu önünden akıp giden bu halk safları arasında zaman zaman zaptedilemeyen bir feryat yükselmekte ve hiç kimse gözyaşlarını tutmak kudretini kendinde bulamamakta idi.'' Atatürk'ün naaşı, 21 Kasım 1938'de geçici ''istirahatgahı'' Etnografya Müzesi'ne götürüldü. A.A'nın haberine göre, ''Şehrin bugünkü erken uyanışı, uykusuz geçen bir gecenin kabusundan daha evvel sıyrılmak içindi.'' Tanyeri ağarmıştı. Ankara'nın ufukları, bulutlar, ıslak ve nemli bir sabaha açılıyordu. Ata'nın katafalkı günün ilk ışıklarını üstüne çekiyordu. Saat 9.50'de Büyük Kurtarıcının naaşını top arabasına nakletmek için hazırlıklar başlamıştı. ''Tabut bir an içinde ellerin üstünde görülmüştü. Büyük ve ölmez şefi bu son seyahatinde baş üzerinde taşıyarak tarihi vazifeyi yapmak onun kendi eseri olan Büyük Millet Meclisi'ne ve onun muhterem mümessillerine düşüyordu.'' Top arabası ağır ağır hareket ettiğinde uzaktan top sesleri yankılanıyordu; ''Riyaseti Cumhur Bandosu'nun ağır ağır çaldığı Şopen'in matem havası göklere yükseliyor''du. ''Atatürk'ün tabutu müzeye gelinceye kadar bütün güzergah boyunca birikmiş ve acıdan, ıstıraptan yoğrulmuş olan ve sessizce inleyen halk kütlelerinin arasından geçti. Şef'in tabutu kendisine son ihtiramı ifa için saf tutmuş Türk ve ecnebi kıtaatının arasından geçerek, orada, Etnografi Müzesi'nde hazırlanan muvakkat istirahatgahı önüne geldiği zaman, Cenaze Alayının arz ettiği manzara, çok ulvi ve o derece de muhteşem olmuştu. Tabut, müzenin tam orta kısmını teşkil eden ve yukarıdan aşağıya beyaz muslinlerle kaplanmış olan salonun ortasındaki kaideye yine silah arkadaşlarının elleriyle kondu ve yine bu ellerle üzerine şanlı Bayrağımız örtüldü.'' Atatürk'ün naaşı, Anıtkabir'e nakledildiği 10 Kasım 1953 tarihine kadar, geçici kabri Etnografya Müzesi'nde kaldı.
__________________
Merhaba Ziyaretçi :) Benim İmzamı Üye Olmadan Göremezsin Görmek İstersen BURAYI TIKLA Üye ol ve TürkForum Ailemize Sende Katıl... Ben TÜRK'üm ve Şiddetle Bu Siteyi Tüm Arkadaşlarına Önermeni İstiyorum. |
|
|
|
|
|
#3 |
|
|
![]() ![]() Bu resimlerin türk forumun logosunun altına yarın sabah konulmasını istiyorum ![]() ![]()
__________________
Merhaba Ziyaretçi :) Benim İmzamı Üye Olmadan Göremezsin Görmek İstersen BURAYI TIKLA Üye ol ve TürkForum Ailemize Sende Katıl... Ben TÜRK'üm ve Şiddetle Bu Siteyi Tüm Arkadaşlarına Önermeni İstiyorum. Konu derebeyi tarafından (11-08-2007 Saat 11:41 PM ) de değiştirilmiştir.. |
|
|
|
|
|
#4 |
|
|
![]() YiNe 10 KasıM YiNe MaTeM aTaM RaHaT uYu KaBRiNDe. aRKaNDa PıRıL PıRıL BiR GeNÇLiK SeniN iLKe Ve üLKüLeRiNiN BiLiNCiNDe oLuP , BıRaKTıĞıN Bu MeMLeKeTi Bu CuMHuRiYeTi DaHa YuKaRıLaRa GeTiRMeK İçiN CaNLa BaŞLa SaVuNuP; GeReKiRSe SaVaŞMaKTaN ÇeKiNMeYeCeĞiMiZe aNd İçeRiZ ![]() aYRıCa PaYLaŞıMı YaPaN aRKaDaŞa Can-ı GönüLDeN TeŞeKKüRLER ![]() ::aYRıCa Bu ReSiMLeRi FoRuMuN GiRiŞiNe KoYMaK SüPeR FiKiR oLuR::
__________________
Merhaba Ziyaretçi :) Benim İmzamı Üye Olmadan Göremezsin Görmek İstersen BURAYI TIKLA Üye ol ve TürkForum Ailemize Sende Katıl... Ben TÜRK'üm ve Şiddetle Bu Siteyi Tüm Arkadaşlarına Önermeni İstiyorum. |
|
|
|
|
|
#5 |
|
|
Atam rahat uyu bizler senin bize emanet ettiğin vatanı koruyacağız ve sonuna kadar yaşatacağız.
Matem bir gün yaşayacağız. Ölüm yıl dönümünün 69. yılında hüzünlü bir okadarda sevgimiz artmaktadır. Şehitlerimizi verdikçe Atamız seni daha çok aramaktayız. Senin gibi birisi Ülkemize gelmeyecek belkide ama bizler hep senin gibi olacağız vatan sevgisi ile. emeğine sağlık derebeyi geçrekten çok güzel olmuş...
__________________
Merhaba Ziyaretçi :) Benim İmzamı Üye Olmadan Göremezsin Görmek İstersen BURAYI TIKLA Üye ol ve TürkForum Ailemize Sende Katıl... Ben TÜRK'üm ve Şiddetle Bu Siteyi Tüm Arkadaşlarına Önermeni İstiyorum. |
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Konu Seçenekleri | |
Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
|
||||
| Konu | Konuyu Açan | Forum | Cevap | Son Mesaj |
| Bu benim ARŞİVİM baya geniş | Has_TÜRK | E-Kitap/E-Book | 24 | 03-13-2008 04:39 PM |
| Atatürk Nasıl Öldürüldü...? | TAN3R | Atatürk Köşesi | 2 | 08-17-2007 01:02 PM |
| Atatürk ve TDK | DELİKANLI | Edebiyat | 0 | 06-16-2007 10:01 AM |
| Atatürk'e göre Türk'ün tanımı Atatürk'ün manevi kızı olan Afet İnan Hanım | stilo | Atatürk Köşesi | 2 | 05-24-2007 02:10 PM |
|
|
|
Telif Hakları vBulletin v3.8.2 © 2000-2010 Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir. |
TürkForum'un Kurucusu Mehmet NAZLICA'dır. Site içeriğini Kaynak Göstermek Şartıyla kullanmanız serbesttir. Forumun Tüm Hakları Şerefli Türk Milletine Aittir. Varlığımız Müslüman Türk Varlığına Armağan Olsun |