TurkForum.Gen.Tr >> Gen'imizde Türklük Var TurkForum  
Yeni Konular: Something amazing worth watching Belgesel İzleme Siteniz (belgeseli.org) Web Tv - Radyo Plus [Digitürk ve D-Smart Kanallarıyla.. İndir the online casino Programcı olmak

İstek ve Şikayetleriniz için Bizimle BURADAN İletişim Kurabilirsiniz.
 Portal | Haberler | Eğitim | Cep | Msn | Komik Şeyler | Kadınlar Kulübü | Müzik | Sinema | Firma Rehberi | Sosyal Gruplar 
Siteyi Öner | Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle
Kullanıcı ismi Şifreniz

Ana Sayfa Portal Kimler Çevrimiçi Bugünkü Mesajlar Tags
Geri Dön | Video, İzle, İndir, Download, Seyret, Oyun,Hikaye, Resimler,Müzik,Oyun indir,Tema,Şiir,Program,Bedava,youtube,dizisi,dizi,resimleri,dizi videolari,yeni dizi, dizi müziği, mp3 indir, yeni albümü, şarkılari, mp3leri, video klibi, yeni, haber oku, bedava, ücretsiz, yutube, temasi,fenerbahçe,beşiktaş,galatasaray,temasi,müziği,melodisi,indir,download,türkçe,oyun,kız oyunları,sue,türkçe,crack,yama,koxp,1478.1480.1490.1495,knight,knight online,Türkforum
  TurkForum.Gen.Tr >> Gen'imizde Türklük Var TurkForum > +++ GÜNCEL FORUM +++ > Soru ve Cevap


Kelimeler:


Konu Bilgileri
Konunun Ana Bölümü: Soru ve Cevap Bu Konunun Bilgilerini Üye Olmadan Göremezsin! Görmek İstersen BURAYI TIKLA Üye ol ve TürkForum Ailemize Sende Katıl...

Yeni Konu aç  Cevapla
 
LinkBack Konu Seçenekleri
Eski 10-17-2009, 10:53 PM   #1
Yazarın Nick ve Avatarı


Tanımlı Engelli olmak ve engellilerle yaşamak hakkında bilgi verir misiniz?

Engelli; "normal bir kişinin kişisel ya da sosyal yaşantısında kendi kendisine yapması gereken işleri, bedensel veya ruhsal yeteneklerindeki kalıtımsal ya da sonradan olma herhangi bir noksanlık sonucu yapamayanlar" olarak tanımlanmıştır. Bireyin fiziksel işlevlerindeki bozukluk ve bunların hareket yeteneğinde yarattığı eksiklik ve güçlük, onu toplumun diğer bireylerinden farklı kılar.

Bu farklılık engellilerin yaşadığı ayrımcılığın da asıl nedenidir. Bilindiği gibi
her türlü ayrımcılığın temelinde farklı olmak, yani "alışılmamış özelliklere" sahip olmak vardır. Fiziksel işlevlerdeki bozukluklar ve bunların hareket
yeteneği üzerinde yarattığı sınırlamalar bireyi toplumdan uzaklaştırır.

Toplumsal destek sistemlerinin yetersizliği, toplumun dışlayıcı tutum ve davranışları da engelli bireyin topluma eşit bireyler olarak katılmasını önler.
Bilindiği gibi aile, çocukların sağlıklı olarak yetiştirilip, gelişebileceği, önemini hiçbir zaman yitirmeyen evrensel bir kurumdur. Özellikle, ilk davranış
kalıpları, toplumsal hayata ilişkin kural ve roller, temel alışkanlıklar, mutluluklar, sevgiler, günlük ilişkiler içinde ailede öğrenilmektedir. Bu nedenle normal ya da özürlü, sorunlu ya da sorunsuz olsun her çocuğun, içinde büyüyüp gelişebileceği bir aileye gereksinimi vardır. Çocuğun özürü kesin olarak tanımlandıktan sonra, aile bireylerinin çocuğu ve özürünü kabullenebilmesi çok önemlidir. Ancak aileler bu sürece ulaşıncaya kadar bazı aşamalardan geçmektedirler.


1.Şok: Çocuğunun özürlü olduğunu öğrenen ailelerde sıklıkla gözlenen tepkilerden ilkidir. Genellikle bu durum; ağlama, tepkisiz kalma ve kendini çaresiz hissetme şeklinde ortaya konmaktadır.

2.Reddetme:Bazı anne-babalar çocuklarının özürlü olduğunu kabul etmek mistemeyebilirler, bir savunma mekanizması olan reddetme, bilinmeyene karşı
duyulan korkudan kaynaklanmaktadır. Çocuğun ve kendilerinin gelecekte yaşayabileceklerine yönelik duyulan endişeler, kaygılar, üstlenilmesi gereken sorumluluklar, "halimiz ne olacak?" sorusuna yetersiz kalan açıklamalar, reddetme davranışının görülmesine neden olmaktadır.

3. Acı Çekme ve Depresyon: Genellikle anne-babalar özürlü çocuğa sahip olmaları mnedeniyle hayal kırıklığına uğrarlar. Çoğunlukla anne-babalar için özür;
hayallerinde yaşattıkları ideal çocuğun yok olmasının sembolü olabilmektedir, Böyle bir durumda duyulan acı, gerçekten çok sevilen birinin kaybedilmesi karşısında duyulan acıya eştir. Acı çekme, gerçeğin kabul edilmesini kolaylaştıran bir duygu olarak görülmektedir. Depresyon ise; genellikle acı çekme süreci sonunda ortaya çıkmaktadır. Çoğunlukla anne-babalar yüklendikleri sorumluluklar karşısında her şeye güçlerinin yetmeyeceği inancı ile depresyona girmektedirler. mAcı çekme ve depresyon sonucu ailelerde "geri çekilme" ya da "sosyal etkileşimlerden kaçınma" davranışları gözlenebilmektedir.

4.Suçluluk Duyma :özürlü çocuğa sahip olan her ailede yoğun olarak, acı çekme ile gözlenen tepkilerdendir. Anne babaların çocuklarındaki özüre kendilerinin
neden olduklarını düşünmelerinden ya da bazı hatalı davranışları sonucunda tanrı tarafından cezalandırılmış olabileceklerine inanmalarından kaynaklanabilmektedir.

5.Kararsızlık: Özürlü çocuğa sahip olan bazı anne babalarda, duruma hemen uyum sağlama gözlenirken, bazılarında bu süreç daha uzun sürmektedir. Kabullenmede görülen kararsızlık, aile bireylerinin birbirlerini suçlamalarından kaynaklanabilmektedir.

6.Kızgınlık Duyma: Kızgınlık duyma, genellikle anne babaların kabullenme sürecinde yaşanılan ve kabullenmeyi engelleyici duygudur."Neden ben?", "neden
benim/bizim çocuğumuz" soruları sıklıkla sorulur. Kızgınlığı kişi kendine yöneltebileceği gibi ailenin diğer üyelerine, özürlü bireye ve diğer insanlara yansıtabilir. Doktorlar, eğitimciler ve terapistler de kızgınlık duyulan kişiler olabilmektedir.

7.Utanma: Her anne-baba kendi çocuğunun başarılı olmasını, onaylanmasını vekabul görmesini arzu eder ve bundan da son derece gurur duyar. Oysa özürlü
çocuğun, çevrede kabul görmemesi, hatta alay edilmesi, acınması, korkulması vereddedilmesi gibi olumsuz tutum ve davranışlar yaşayabilmektedirler. Tüm bunlarkarşısında aile, özürlü bireyden utanma duygusu geliştirebilmektedir. Sıklıkla, başkaları ile görüşmeyerek, çocuklarını da eve kapatmayı tercih etmektedirler.

8.Uzlaşma: Bu davranışları gösteren kişiler, sıklıkla "eğer çocuğuma bir çare bulursan, hayatımı sonuna kadar sana adarım" inancını taşımaktadırlar. Çocuğun derdine çare bulunması, ailelerde son girişim olarak ele alınmaktadır.

9.Uyum Sağlama ya da kabul Etme: Anne babanın çocuklarıyla daha olumlu ilişkiler kurabileceklerini fark etmeleriyle başlayan bir süreçtir. Aile üyelerinin
tümünün, özürlü çocuğun ailelerindeki varlığı gerçeğini kabul eteleri aşamasıdır. Kaygılar, korkular azalmış, utanma gibi olumsuz duygularla baş edilmiştir. Artık aile çocuk için ve çocukla birlikte neler yapılabileceğini düşünür ve planlamaya başlamıştır. Böyle bir ortamda çocuğa da kendi özürünü kabul etme ve onunla daha nitelikli bir yaşam sürme şansı tanınmış olacaktır. Ailelerin böyle bir süreçte bu aşamalardan geçmesi doğaldır. Ancak ailenin bu aşamalardan herhangi birinde takılıp kalması beraberinde ruhsal problemleri getirerek duruma uyum sağlama ve kabul etmeyi zorlaştıracaktır.

İSTATİSTİKLER

Dünyada özürlü insanların çoğu gelişmekte olan ülkelerde yaşamaktadır. Onların sayıları hakkında çeşitli tahminler vardır. Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO)
yeryüzünde beş yüz milyondan fazla insanın özürlü olduğunu, toplam nüfusun onda birini özürlülerin oluşturduğunu belirtmektedir.

Ülkemizde özürlülere ilişkin sayısal verilerin yetersizliği nedeniyle Dünya Sağlık Örgütünün %10'luk oranına göre 6,5 milyon özürlünün olduğu tahmin
edilmektedir . Bunun anlamı her on kişiden birinin özürlü olduğudur. En iyimser tahminle ortalama hane halkı sayısını dört kabul edersek, özürlülüğün, ülkemizde yaklaşık 26 milyon insanı yakından ilgilendirdiğini ifade etmek yanlış olmayacaktır.

Yakın akrabaların ve çevrenin desteğinin sağlanması, özürlü bireyin günlük yaşama katılımının kolaylaştırarak, toplumsal yaşamda yerini almasına katkı
verici çalışmalar gerçekleştirilebilir. Bu durum ailenin diğer üyelerini rahatlatacaktır. Akrabalık ilişkilerinin yoğun olmadığı toplumlarda özürlü ailelerinin bu türden gereksinimleri, gönüllü aileler organize edilerek, "paylaşılan bakım", "aileden aileye destek ve kendi kendine yardım" gibi gruplar aracılığıyla karşılanmaya çalışılmaktadır

Aile yaşamında kardeşler arası ilişkiler, üzerinde durulması gereken önemli konulardan biridir. Özürlü birey ve kardeşleri arasındaki ilişki hoşgörülü, sevgi dolu ve paylaşıma dayalı olabildiği gibi öfke ve utanç duygularının hakimolduğu bir yapıda da olabilir. Kardeşler arasındaki ilişkinin niteliğini doğal molarak ebeveynin tutumu ve davranışları belirleyecektir. Bu konuda, küçük yaşta yapılacak bilgilendirmenin, çocukların sorunlarla baş etme kapasitelerinin daha yüksek olması nedeniyle, etkili olacağı vurgulanmaktadır

Aile aynı zamanda sevgi, saygı ve beraberliğin paylaşıldığı en temel yapıtaşıdır. Victor Hugo'nun dediği gibi, "Yaşamda en yüce mutluluk, sevildiğini bilmekten geçer"


SOSYAL UYUM VE YAŞAMI ANLAMLANDIRMA

Var olmak... Algılamak ya da algılanmak... Sakat olmak demek farklı olmak demektir. Diğer insanlar gibi. Her insan farklıdır. Kimisi uzundur, kimisi kısa.
Kimisi yaşlıdır kimisi genç. Ya da kimisi siyah, kimisi beyaz. Öyleyse bireysel bilince erişip kendi kendini kabul edip, kendi kendini tanıyıp, tüm
eksiklikleriyle, tüm iyi yönleriyle kabul etmek gerekir. Sakat olmak demek, topal, kambur, kör, sağır her neyse işte ben bu şekilde varım demek. Ancak kendi
kendinizi kabul edip, kendinizi severek toplumun bu kalıplarından kendinizi kurtarabilir ve kendinizi topluma daha iyi anlatabilirsiniz. Sakat olması, Shakespear'i dünyanın en iyi oyunlarını yazmaktan alıkoymadı. Abraham Lincoln'un bedensel olarak engellerinin olması 4 yıl boyunca Amerika Birleşik Devletlerini yönetmesini engelleyemedi. Kör olmak Aşık Veysel'in "Güzelliğin on para etmez, şu bendeki aşk olmasa" gibi ölümsüz eserler vermesinin önüne geçemedi. Stephen Hawking gibi sürekli tekerlekli sandalyede olan birinin 'Hawking Radyasyonu' diye bilinen ve evreni daha iyi anlamamızı sağlayan teori üretmesini ise hiç engelleyemedi. İleri düzeyde sağır olan Beethoven'ı şimdiye kadar yapılmış en güzel müziklerin bir çoğunu bestelemekten alıkoymadı. Aslında tarih, çok ciddi özürlü olmalarına karşın çok büyük işler başarmış büyük şahsiyetlerle doludur. Büyük İskender kamburdu. Ünlü bir ozan olan Homer kördü. Renoir, en güzel başyapıtlarından bazılarını parmakları romatizmadan çarpılmışken resmetti, resim fırçası eline kayış ile tutturulmuştu. Handel en büyük eseri "Hallelujah Korosu"nu bestelediğinde sağ tarafı felçliydi. Ve Edison, pikabı icat ettiğinde sağırdı. Fakat aklınıza şöyle bir soru gelebilir. Bunları başarmak için mutlaka sakat mı olmak gerekir? Öyle olması tabii ki gerekmiyor.

Bu çok bilinen bir hikaye olan, her an kendisini öldürebilecek ıstıraplı bir hastalığı olan Yunan askerinin hikayesine benziyor. Bu asker, her an ölmeyi
beklediğinden ,savaşmaktan korkmaz olmuştu. Kaybedecek hiç bir şeyi yoktu. Generali Antigonus, onun bu denli cesurca savaşmasına öyle hayran oldu ki; hastalığını en iyi doktorlara tedavi ettirdi. Fakat, o günden sonra bu yiğit asker, cephelerde görülmedi. Hayatını riske atmak yerine uzak durup, kendini
savunmaya çabalar oldu. Hastalığı iyi savaşmasını sağladı, fakat sağlığına kavuşup, rahata ermesi bir asker olarak yararlılığını yok etmişti.


Eğer sakat olmasaydık asla meşgul olunmasaydı bir konuda insanlarca yapılanların en iyisini yapmaya çalışılmaz, ihtimallere karşı savaş verilmezdi.. "Tanrı'nın Dokunuşu" adlı şaheserin şairi Myra Brooks Welch, tekerlekli sandalyesinin koluna vurarak söyle derdi:"Ve Tanrı'ya bunun için şükrediyorum. "Bir tekerlekli sandalye için şükretmek! Fakat tekerlekli sandalyeli günlerine kadar o muhteşem kabiliyeti saklı kalmıştı. Ve şimdi şiirleri tüm dünyayı şevke boğuyor.

Harvard Üniversitesi'nin en önemli başkanlarından biri olan Charles Eliot, doğuştan gelen önemli bir yüz çirkinliği nedeniyle, kendini delikanlı iken korkunç hissederdi.Ta ki; birgün annesi ona hayatını değiştirecek bu öğüdü verene kadar. Annesi şöyle demişti:" Oğlum en iyi operatörlere başvurduk.

Hepsi de senin bu özüründen kurtulmanın mümkün olmadığını söyledi. Fakat, Tanrı'nın yardımı ile öyle büyük bir akıl ve ruh geliştirebilirsin ki; insanlar yüzüne bakmayı bile unuturlar! " Ve Eliot da öyle yaptı.

Evet, kör, topal, sağır v.s olunabilir.Ancak bu varoluşu ve yaşama katılmayı engellememeli.Her insanın dünyaya gelmesinin bir nedeni vardır. Neden “BEN “
sorusunu sormak yerine toplumun size yüklediği normal ve anormal kalıplarından kurtularak her birimiz farklılığımızı kabullenerek, kendi kendimizle barışık bir
birey olma yolunu seçmeliyiz. “Ben bu halimle varım, tıpkı diğer insanların kendi halleriyle varoldukları gibi” dediğinizde kendinize olan güveniniz artacak, yapabileceğiniz şeyler fazlalaşacak ve yaşam daha iyi anlaşılacaktır. Konuşmamı yine görme ve işitme engelli olan ve 19.yy a damgasını vurmuş şahsiyetlerden biri olan Helen Keller ile William Shakespeare'in sözleriyle bitirmek istiyorum;

Yüzünü günese çeviren insan, gölge görmez. -Helen Keller

İnsanların çoğu duygularını ifade etmekten korkuyor, reddedilmekten korktuğu için. yaşlanmaktan korkuyor, gençliğinin kıymetini bilmediği için. unutulmaktan korkuyor, dünyaya iyi birşey vermediği için. ve ölmekten korkuyor, aslında yaşamayı bilmediği için..-William Shakespeare

Üyeyseniz Giriş Yapın Üye Değilseniz Kayıt Olunuz. Kayıt ol

Lütfen sitemizden aldığınız tüm konuları KAYNAK gösteriniz...


Bulamadığınız İçeriğe Arama Yaparak Ulaşabilirsiniz.
__________________

Merhaba Ziyaretçi :) Benim İmzamı Üye Olmadan Göremezsin Görmek İstersen BURAYI TIKLA Üye ol ve TürkForum Ailemize Sende Katıl...

Ben TÜRK'üm ve Şiddetle Bu Siteyi Tüm Arkadaşlarına Önermeni İstiyorum.

asi arslan isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiTweet this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sitemizi beğendiyseniz eğer, tüm sevdiklerinize tavsiye etmeniz bir vazifedir. BURAYI TIKLAYIN ve Tüm Sevdiklerinizi Aramıza Çağırın. Bu konuyu çok mu beğendin? Eee ne duruyorsun! Sadece Bu Konunun Linkini Arkadaşınıza E-Posta ile gönderebilirsiniz. Bu sayede arkadaşınızda sitemizden İstifade edebilir. Ücretsiz 50 MB boyutlu Mynet Blog Servisinden yeni bir blog sitesi almak için Tıkırdatınn! Gmail Hesabınız Varsa Google Reader (Okuyucu) ile sitemizdeki tüm içeriği anlık olarak izlemek için Tıkırdatın Sitemizdeki 300.000 üyeye niye selam vermiyorsun? Tıkırdat bakalım üyelerimizle selamlaş :)
Sitemizde Full Paylaşım YASAKTIR!!! Ücretsiz dağıtılan, Demo, Freeware, Shareware, GNU/GPL Paylaşımlar Yapılabilir. Full Paylaşım Ekleyenler Sitemizden Uzaklaştırılacaktır. Yöneticilerimiz her gün 1000'lerce konuyu incelemektedir. Lütfen, sitemiz içinde yasal olmayan paylaşımları buradan bize bildiriniz.
Eski 10-17-2009, 10:54 PM   #2
Yazarın Nick ve Avatarı


Tanımlı Ce: Engelli olmak ve engellilerle yaşamak hakkında bilgi verir misiniz?

Engellilerle Yaşamayı ve Çalışmayı Bilmiyoruz


SU CSR Kurumsal Sosyal Sorumluluk Ajans’ının düzenlediği Tematik KSS Zirveleri’nin 4.sü dün gerçekleşti. Geniş katılımla gerçekleşen zirvede konuşmacılar iş dünyasının kurumsal sosyal sorumluluk açısından bakıldığında en önemli paydaşlarından biri olan engelli ve engelli yakınlarıyla ilgili görüşlerini ve uygulamalarını anlattılar.

Engellilere daha rahat bir yaşam ve refah düzeyi sağlanması, topluma sağlıklı bir biçimde karışabilmeleri için yapılması gerekenler, iş dünyasının konuyla ilgili sorumluluklarının tartışıldığı buluşmada Merck Sharp & Dohme İlaç Sanayi, Çelebi Hava Servisi, TESYEV, TÜRGÖK, Element Eğitim Danışmanlık, Tempo Dergisi konuşmacı olarak bulundular. Ayrıca fotoğraf sanatçısı Merih Akoğul’da engellilerle ilgili yürüttüğü fotoğraf çalışması "Ba-şar-mak"tan seçilmiş siyah-beyaz fotoğraflardan oluşan bir dia gösterisi sundu.

Zirvede yapılan konuşmalar ve tartışmaların sonucunda ortak bir bildiri yayınlayan SU CSR aşağıdaki konulara dikkat çekmek gerektiğini vurguluyor:

• Engelliler kurumların en önemli paydaşlarından biridir. Gerek çalışan, gerek tüketici, gerek toplumun geniş bir kısmını temsil eden sayıları nedeniyle varlıkları bilinçli bir şekilde kabul edilmeli ve gündelik yaşama ve çalışma hayatına katılımları sağlanmalıdır.
• Birçok engelli trafik kazaları, doğumda yanlış müdahale gibi sorunların önlenebilir çözümleri için bilinçlendirme ve eğitimlerin gerekli olduğunun altını çizmektedir.
• Engelli yakınlarının ve engelli çalışanların bulunduğu kurumların engellilerle ortak yaşam konusunda eğitime gereksinimleri vardır.
• Engellilerin günlük yaşama katılabilmeleri ve iş dünyasında daha fazla yer edinebilmeleri için sokağa çıkmalarını, toplu taşımalardan faydalanabilmelerini sağlayacak kentsel iyileştirmelere ivedi olarak gereksinim duyulmaktadır.
• İş dünyasının engelli istihdamı için çok daha katılımcı olması gerekmektedir. Engelli çalışanların verimi diğer çalışanlara göre daha yüksektir.
• Engellilerin istihdamında artış sağlanabilmesi için engellilere yönelik sektörel eğitimlere ağırlık verilmelidir. E-öğrenim yaygınlaştırılmalıdır.
• Engelliler için oluşturulan kitaplıklar desteklenmeli ve daha çok basılı yayına ulaşabilmeleri sağlanmalıdır.
• Medya, engellilerle ilgili uygulamalarda iş dünyasına destek vermeli ve farkındalığın sağlanması için katılımcı olmalıdır.
__________________

Merhaba Ziyaretçi :) Benim İmzamı Üye Olmadan Göremezsin Görmek İstersen BURAYI TIKLA Üye ol ve TürkForum Ailemize Sende Katıl...

Ben TÜRK'üm ve Şiddetle Bu Siteyi Tüm Arkadaşlarına Önermeni İstiyorum.

asi arslan isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiTweet this Post!
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bookmarks

Tags
bilgi, bilgi, engelli, engelli, engellilerle, engellilerle, hakkında, hakkında, misiniz?, misiniz?, Olmak, Olmak, verir, verir, Yaşamak, Yaşamak

Konu Seçenekleri


Okuduğunuz Konuya Benzer Konular
Konu Konuyu Açan Forum Cevap Son Mesaj
Bir Gün Mutlaka İşinize Yarayabilecek Önemli Bilgiler | Motorlu Araçlar Dünyası AhMeT Otomobil Forumu 1 05-28-2009 07:26 PM
[!]Org. İlker Başbuğ 14 Nisan 2009 Konuşması[!] (TAM METİN) İNZİBAT Güncel Tartışmalar 3 04-16-2009 11:43 PM
KяaL вєηiм ™ DEN 2007-2008 Programları KяaL вєηiм ™ Diğer Programlar 26 03-11-2009 09:13 PM
Ölüm ve Sonrası _Dragons_Devil_ Dini Bilgiler 4 12-09-2008 03:15 PM
TÜrkİye BÜyÜk Mİllet Meclİsİ İÇtÜzÜĞÜ İNZİBAT E-Devlet 2 05-14-2008 08:41 PM


Engelli olmak ve engellilerle yaşamak hakkında bilgi verir misiniz? Hakkında Açıklama
Engelli olmak ve engellilerle yaşamak hakkında bilgi verir misiniz? ile ilgili arama yapabilmek ve diğer konuları görmek için sitemize üye olmalısınız. Üye olmak için Burayı Tıklayın. Engelli olmak ve engellilerle yaşamak hakkında bilgi verir misiniz? hakkında üye olmadan sitemizde bir arama sonucuna ulaşamazsanız, sitemize üye olup arama butonunu kullanarak Engelli olmak ve engellilerle yaşamak hakkında bilgi verir misiniz? hakkında deneme yapabilir ya da Google'da arama yapabilirsiniz. Arama için 3 kelimeden fazla arama yapmayınız. Örnek olarak şu aramaları yapabilirsiniz: Msn messenger ifadeleri, Avatar, gif, smiley, Resimli Siirler, izle, indir, Komik Resimler, programlar, Resimleri, Haberler, nokia, samsung, sonyericsson, siemens, cep, knight online, audio, video, oyun, flash, game, korkutucu, psikoloji, kpss, live, program, film, online oyunlar, programlama, resimler, windows live messenger, msn messenger, göz kırpmaları, msn ifadeleri, çoklu msn, çoklu oturum, çoklu oturum açma, windows messenger, live messenger, messenger ifadeleri, msn göz kırpmalar, goz kirpmalari, hareketli ifadeler, yeni msn ifadeleri, free winks, msn winks, dynamic display pictures, dynamic backgrounds, msn görüntü resimleri, dinamik görüntü resimleri, dinamik arka planlar, messenger plus, messengerdiscovery, stuffplug, download, indir, yükle vs...

 

Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:47 PM .

Telif Hakları vBulletin v3.8.2 © 2000-2010
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.

TürkForum'un Kurucusu Mehmet NAZLICA'dır. Site içeriğini Kaynak Göstermek Şartıyla kullanmanız serbesttir. Forumun Tüm Hakları Şerefli Türk Milletine Aittir. Varlığımız Müslüman Türk Varlığına Armağan Olsun

Telif haklarını ihlal eden her türlü materyal TürkForum'da Yayınlanamaz ve Dağıtılamaz! Please Read! Legal disclaimer and notice.
Okur yorumları ve konuları kişilerin kendi görüşleridir. TürkForuM konu ve yorum içeriklerini benimsememektedir.
Konulardan ve Yorumlardan
WwW.TurkForuM.GeN.Tr Sorumlu Tutulamaz..!